Kanser dünyanın en önemli sağlık sorunlarının başlarında yer alır. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin % 4’ünü oluşturur. Hayatın ilk 15 yılında kanser gelişme riski 500’de 1 kadardır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde her 900 erişkinden biri, çocukluk çağı kanser sağkalanıdır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 3000 çocuğa kanser tanısı konuyor. Çocuklardaki kanser tipleri, tedaviye yanıt oranları ve uzun süreli sağkalım açısından erişkin kanserlerinden çok farklılıklar gösterir.
Kanser tanı ve tedavisinde kaydedilen önemli gelişmeler sonucunda, çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım (iyileşme oranı) % 70’lerin üstündedir. Ülkemizde çocukluk çağı kanserlerinin büyük bir kısmı ileri evrelerde başvuruyor. Erken tanı konan olgularda başarı daha da yüksektir. Çocukluk çağı kanserlerinde, erişkinlerdeki gibi yerleşmiş tarama testleri yoktur. Bu hastalara erken tanı konabilmesi, bulgu ve belirtilerin bilinmesi ve hızla doktora gidilmesi ile mümkün. Kanser hastalarının tam teşekküllü onkoloji merkezlerinde multidisipliner bir ekiple tedavisi çok önemli. Çocukluk çağı kanserlerinin %30’unu lösemiler, kalan %70’ini de solid tümörler oluşturur. Kanserlerin sıklık sırasına göre dağılımı şöyle: Lösemiler (kan kanseri) % 30, Santral sinir sistemi tümörleri (Beyin tümörleri) % 19. Lenfomalar (Lenf bezesinden kaynaklanan kanserler) % 13. Nöroblastom % 8. Yumuşak doku sarkomları (en sık rabdomiyosarkom) % 7. Wilms tümörü (böbrek tümörü) % 6. Kemik tümörleri (Osteosarkom, Ewing sarkomu) % 5. Diğer tümörler % 12. (Retinoblastom -Göz tümörü-, Germ hücreli tümörler, Karaciğer kanserleri ve diğer tümörler.) Ülkemizde, lenfoma ikinci sıklıkta görülmektedir. Süt çocuklarında ise nöroblastom en sık görülen malign tümördür.
Çocuklarda kanserin nedeni kesin bilinmemekle birlikte, kanser oluşumunda rol oynayan bazı yapısal ve çevresel risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
•Bazı doğumsal/kalıtsal bozukluklar ve hastalıklar,
•Bağışıklık yetersizliği sendromları
•Çeşitli virüs enfeksiyonları,
•Radyasyona maruz kalma,
•Bazı kimyasal maddelere maruz kalma (benzen gibi)
• Hamilelikte kullanılan bazı ilaçlar
•Ailesel kanser sendromları.
Genelde kanser kalıtsal bir hastalık da değildir. Çocukluk çağında kalıtsal olduğu bilinen kanser, herediter retinoblastomdur (göz tümörü). Bazı kalıtsal hastalıklarda ise kanser riski artmıştır. Örneğin Down sendromlu bebeklerde lösemi riski fazladır. Ciltte yaygın sütlü kahverengi lekelerle seyreden nörofibromatosiste bazı tümörlerin görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı hastalıklarda, özellikle lenfoid dokudan köken alan kanserlerin gelişme olasılığı artar. Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen hastalığın etkeni Epstein Barr Virüsü, bazı lenfomaların ve nazofarenks kanserinin gelişmesinde rol oynayabilir. Hepatit B ve C virüsü, karaciğer kanserlerine yol açabilir. Tüm çocukların hepatit B aşısı olmaları çok önemlidir.
Radyasyonun kanser oluşumundaki etkisini dünya acı örneklerle biliyor. İkinci Dünya Savaşı’nda atılan atom bombası sonrasında o bölgede çok sayıda kanser olguları saptandı. Yine Çernobil’de nükleer kaza sonrası, yakın bölgede yaşayan çocuklarda, özellikle çocuklarda çok nadir görülen, tiroid kanserleri arttı.
Son yıllarda çok düşük frekanslı manyetik alanların (EFM) çocuklarda kanser gelişmesine etkileri üzerine çalışmalar yapıldı, nüfusun çoğunun maruz kaldığı evlerdeki EFM ile anlamlı bir artış saptanmadı. Yüksek frekanslı manyetik alanların etkisi üzerine çalışmalar sürmektedir.
Çocukluk çağında kanserin erken tanısı için, erişkinlerdeki gibi tarama testleri yok. Bu nedenle çocukluk çağı kanserlerinde, en sık görülen uyarıcı bulgu ve belirtileri bilmek gerekir:
• Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezelerinde şişlikler,
• Vücudun herhangi bir bölgesinde şişlik
• Solukluk, halsizlik
• Sık ateşlenme
• Ciltte morluklar, çürükler
• Burun, dişeti kanamaları
• Baş ağrısı, kusma
• Ateşsiz havale geçirme
• Dengesizlik, yürüme bozukluğu, görme bozukluğu
•Kemik, eklem ağrıları
•Enfeksiyon tedavisine rağmen sebat eden öksürük, nefes darlığı,
• Gelişme geriliği, aşırı kilo kaybı
•İdrarda kan, idrar ve dışkılamada zorlanma
• Göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma
Bu dönemde kanser görülme oranı 15 yaş altına göre iki kat fazladır. Ergenlik döneminde görülen kanser tipleri de erişkin dönemine göre farklılıklar gösterir. Ergenlik döneminde en sık görülen kanserler: Hodgkin lenfoma, Germ hücreli tümörler, Beyin tümörleri, Non Hodgkin Lenfoma, Tiroid kanserleri, Cilt tümörleri (Malign Melanom), Lösemiler, Yumuşak doku sarkomları. Ergenlerde malign melanom görülme oranının son yıllarda arttığı dikkati çekmektedir. O nedenle ultraviyole ışınlarından korunma, güneş ışınlarına aşırı maruz kalmama, koruyucu kremler sürme gibi önlemler hatırlanmalıdır.
TEDAVİ ŞEKLİ
Kanser tedavisi bir ekip işidir ve üç ana tedavi şekli vardır: Cerrahi- İlaç tedavisi (Kemoterapi)- Işın tedavisi (Radyoterapi)
Bu tedavi şekilleri kanser tipine ve çocuğun yaşına göre çeşitli kombinasyonlarda kullanılır. Cerrahi ve radyoterapiye, kemoterapinin eklenmesiyle çoğu çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım önemli ölçüde artmıştır. Günümüzde kansere yakalanan çocukların % 70’i tamamen iyileşebilmektedir. Bu çocukların toplumun sağlıklı birer bireyi olarak uzun bir hayat yaşayabilmeleri için hem etkin tedaviyle çocukları kanserden iyileştirmek, hem de tedaviyi geç yan etkilerin en az olacağı şekilde planlamak gereklidir.
Günümüzde, klinik özellikler, biyolojik ve genetik özelliklerin yer aldığı evre veya risk sınıflamalarına göre tedaviler düzenleniyor. Düşük riskte olan hastalarda daha kısa süreli, daha az yan etkisi olan tedaviler verilebilirken, yüksek riskte ise daha ağır tedaviler uygulanıyor. Örneğin, nöroblastomda Nmyc amplifikasyonunun gösterilmesi, bu hastaların riskini belirlemede önemli oldu. Ayrıca, bazı tümör türlerinde biyolojik tedaviler, hedeflenmiş tedaviler, aşı çalışmaları sürüyor. Bunların bir kısmı etkili bulunurken, bir kısmında beklenen yarar saptanmadı. Pek çok yeni ilacın etkinliği, klinik öncesi modellerde araştırılıyor, etkili bulunan ilaçlar klinik çalışmalarda deneniyor.
Özel tedaviler sırasında destek tedavisi (enfeksiyon önlemleri ve tedavisi, beslenme desteği vd.) çok önemlidir. Kanser tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir. Çocuklar belli süreler sosyal ortamlarından, arkadaşlarından, okullarından uzak kalıyorlar. Bu süreçte çocukların psikolojik ve sosyal yönden de desteklenmeleri gerekir. Hastane ilköğretim okullarında eğitim, tedavi sırasında hastanede doğum günü, bayram gibi özel günlerin kutlanması, hastaların durumuna göre yapılabilecek kısa geziler bunlara örnektir.
Sonuç olarak, çocukluk çağı kanserlerinin tedavi şansları yüksektir. Tüm çocukların, gerek büyüme gelişmelerinin takibi, gerekse genel muayeneleri açısından düzenli doktor kontrolüne gitmeleri önemli. Erken tanı ile başarı artıyor.
(*) Prof. Dr., VKV Amerikan Hastanesi; Pediatri Bölümü, Pediatrik Onkolog. Türk Pediatrik Onkoloji Grubu (TPOG) Başkanı- İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi.
|