Ne boğmaca, ne dizanteri, ne kızamık, çocukları en çok lösemi vuruyor. Her yıl 1200-1500 çocuğa lösemi teşhisi konuyor. İyileşmeleri mümkün, ancak iyi bir tedavi, yüksek moral ve motivasyon gerekiyor. LÖSEV de yıllardır bunları sağlamak için uğraşıyor.
Yeni hedef, Lösemili Çocuklar Kenti...
Çocuk ölümlerine dair yapılan araştırmalar, neden olarak ilk sırada ev kazalarını, ikinci sırada lösemiyi işaret ediyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık beş bin çocuğa kanser tanısı konuluyor. Bu kanser türlerinin başında da yüzde 35 ile ilk sırayı lösemi alıyor. Yani ülkemizde her yıl 1200-1500 çocuk lösemi hastası olduğunu öğreniyor. Her yaş için tehlikeli olan bu hastalık, en sık da çocukluk çağında 2-5 yaşlarında görülüyor. Şimdilik nedenleri tam olarak bilinemese de, genetik yatkınlıklar, radyasyon, benzin ve türevleri (bali, vs.), böcek ilaçları gibi kimyasal maddeler, bazı kalıtsal ve viral (virüslerin sebep olduğu) hastalıkların hep birlikte lösemiye sebep oldukları düşünülüyor... Bu karanlık tabloya rağmen tedavide atılan adımlar umut veriyor, ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) cinsi her 10 çocuktan dokuzu ilaç tedavisi (kemoterapi) ile sağlığına kavuşuyor. LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Pediatrik Hematolog Dr. Üstün Ezer, lösemiyi “Herhangi bir etkiyle kanın esas yapım yeri olan kemik iliğindeki ana hücrelerde, herhangi bir etkiyle oluşan şifre değişikliğiyle blast adı verilen olgun olmayan kan hücrelerinde artış meydana gelmesi ve bu hücrelerin hızla yayılarak kemik iliğini, lenf bezlerini, dalağı, karaciğeri, beyin ve merkezi sinir sistemini tutması” diye tanımlıyor. 1998’de, 30 çocuğa yardım götürerek çalışmalarına başlayan LÖSEV, bugün beş binden fazla lösemi hastası çocuğa yardım ediyor. Çocuklar ve imkânları kısıtlı aileleri için birçok çalışma yürütüyor. Sadece sağlık hizmetinden bahsetmiyoruz, tedavi esnasında ve sonraki hayatlarının daha refah içinde geçmesi amacıyla, eğitim ve meslek edindirme faaliyetleri de çalışmalar arasında...
Ankara’daki LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi ve LÖSEV Özel Lösemili Çocuklar İlköğretim Okulu, Ankara, İstanbul ve Diyarbakır’daki Lösemili Çocuklar Okulları, Anneler İçin Meslek Edindirme Atölyeleri, yüzde 87’si asgari ücret ve altında gelir düzeyine sahip ailelerin konaklamasına imkân veren LÖSEV Lösemili Çocuklar Konağı, sunulan imkânlardan birkaçı. Lösemili çocukların eğitimi önemli bir problem, çünkü hastalık uzun süren bir tedavi sürecini gerektiriyor. LÖSEV de, çocuklar için eğitim programları ve derslikler oluşturarak hem kişisel gelişimleri hem de okul eğitimleri ile ilgili eksiklikleri tamamlamaya çalışıyor. LÖSEV Özel İlköğretim Okulu’nda çocuklar steril dersliklerde, trafikten uzak, dışlanmadan eğitim alabiliyor.
LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi’nde tedavi alan ve iyileşen çocuk sayısı ise 116. Bu rakamda vakfın da payı var. Çünkü lösemi tedavisinde moral ve motivasyon ilaç tedavisi kadar etkili. İyileşme sayısındaki artış da çocuk ve ailelerine yönelik kültürel, turistik ve eğitsel etkinliklerin sonucu. Dr. Ezer, bir yıl içindeki çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Bu yıl çocuklarımızın yurtdışı etkinliklerine ve gezilere katılımına ağırlık veren vakfımız Amerika, Polonya, Macaristan, Avusturya, Almanya’dan gelen davetleri değerlendirdi ve geziler düzenledi. Çocuklarımızın da katıldığı bu gezilerle gidilen yerlerin tarihi, turistik mekanları ziyaret edildi. Ayrıca yetkili makam ve diğer kanser kuruluşları ile de sıcak ilişkiler geliştirildi, uluslararası alanda lösemi konusunda işbirliği çalışmaları başlatıldı.”
73 ülkede, 118 kanser kuruluşu tarafından eşzamanlı olarak düzenlenen ve bu yıl sekizincisi düzenlenecek “Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası” bu çalışmaların meyvesi. Amaç, lösemi hastalığı için kamuoyu yaratmak, bu hastalığın önemini ve doğru koşullarda tedavi edilirse başarı oranlarının yüzde 100’lere çıkabileceğini anlatmak.
Dünya Sağlık Örgütü’nün, 2020’de kanserden 17 milyon yeni vaka beklediği ve bunun yüzde 70’inin az veya orta gelir düzeyine sahip ülkelerde olacağını açıkladığı düşünülürse, bu amacın önemi daha iyi kavranabilir. Vakfın “Lösemili Çocuklar Kenti”ni kurması da bu uyarıların sonucu.
Dr. Ezer, “Bu proje, her geçen gün artan vaka sayısını ve dünya genelinde kanser artış hızını da göz önünde bulunduran vakfımızın en önemli projelerinden” diyor. Şimdi tek ihtiyaçları var, bir arsa. Lösemili çocukların tedavi edileceği, 100 yatak kapasiteli hastanesinden oteline, sinemasından organik tarım alanlarına kadar pek çok ünitelerin bulunacağı dünya standartlarında tesisin kurulabilmesi için devletten arsa talebi yapılmış ancak henüz cevap yok. Cevap “evet” olduğu takdirde, iki senede lösemili çocukların da bir kenti olacak. l
|